Yalçın Bayer: “Marmara’ya elveda!”

Yalçın Bayer: “Marmara’ya elveda!”

İSTANBUL Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Silivri, Selimpaşa ve Çanta İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisleri’nin de 2016 yılında tamamlanmasıyla birlikte “Marmara Denizi’ne bir damla atıksu akmayacak” demiş. Topbaş, İSKİ Genel Müdürü Dr. Dursun Atilla Altay basın mensupları ve milletvekilleri ile birlikte yapımı devam eden Selimpaşa İleri Biyolojik Arıtma Tesisi’ni gezmiş… “Vatandaşlarımıza bu güzelliği yaşatıyoruz” demiş ve bu üç arıtma tesisi için yapılan tünel ve kolektörler sayesinde Marmara Denizi’ne İstanbul’dan bir damla atıksu gitmeyeceğini müjdelemiş… Bütün havzadaki atıksuların toplanarak dev tünellerle ileri biyolojik arıtma tesislerine aktarılacağını, arıtılan suların bahçe sulamada ve sanayide kullanılabilecek kaliteye geleceğini de müjdelemiş!… “Eskiden dereleri açık kanal kabul etmişlerdi. Birileri bu dereleri kirletti, biz bunları temizliyoruz. Bunlar bir vizyon meselesi, geleceği görme meselesidir.”

BAŞKANIN MANDA ÇİFTLİĞİ

20140225101056962-s

Yalçın Bayer

(Kadir Topbaş‘a ait Saray Muhallebicisi firmasının ihtiyacı için Silivri’nin Büyüksinekli köyünde 600 mandalık bir çiftlik kurulmuştu. Silivri Çevre Derneği Başkanı Ali Korsan, çiftliğin tüm atıklarının, tarım arazileri ve Kınalı’daki yazlıkların arasından Marmara’ya dökülen Kula Deresi’ne verilmesine tepki göstermişti. Demek ki, bu atıklar İBB’nin projesi çerçevesinde arıtılmış olacak.
Şimdi Trakya bölgesine dönelim… Ergene Nehri‘nin kimyasal ‘siyah’ atıkları hangi yöntemle Marmara’ya akıtılacak? Marmara birbirinden habersiz iki ayrı proje ile korunabilir mi?
Peki bu konuda medyada ilginç değerlendirmeler yapılıyor. Ergene havzasında kirlilikle mücadele için 2011’de başlayan Ergene Havzası Koruma Planı’na göre başta 11 OSB’nin atıklarıyla kentlerin evsel atıkları Marmara Denizi’ne verilecek. Tekirdağ Ergene Derin Deniz Deşarjı AŞ’nin üstlendiği projenin ismi Tekirdağ Derin Deniz Deşarjı olarak geçse de Orman ve Su İşleri Bakanlığı ona ‘Şafak Harekâtı’ diyor. Proje beş yıldan beri ‘ağır’ şekilde yürüyor; Çorlu ve Ergene bu nedenle tepkili…
Ergene Platformu’ndan Avukat Bülent Kaçar’a göre, deşarjda suların arıtılıp arıtılamayacağı ‘açık’ değil. Marmara Denizi’nin sürecini 1954 yılından bu yana MAREM Projesi ile izleyen Hidrobiyolog Levent Artüz, “Derin deniz deşarjı bir aldatmaca… Pisliği halının altına süpürmek” derken, halk sağlığı uzmanlarına göre ise 1 milyon kişiye ulaşan Ergene Nehri’ndeki ağır metaller insanları kanser ediyor.

ERGENE ATIKLARI MARMARA’YA…

Kırklareli, Tekirdağ ve Edirne‘nin bulunduğu Ergene havzası için hazırlanan proje 290 milyon TL’ye mal olacak. Bu şirketin merkezi Çorlu’da, yönetim kurulu başkanlığını da Tekirdağ Valisi yürütüyor.
İBB ve Tekirdağ projelerinin birbirinden bağımsız olduğu görülüyor. 2013 yılında Başbakanlık genelgesiyle resmen başlayan Ergene Havzası Koruma Planı, Marmara’yı da kirletmeyi göze alıyor. Sanayi atıklarıyla nehirleri kirletmek yasalara göre sorumluların yargılanmasını gerektiriyor. Fakat tesislere şimdiye kadar para cezası dışında bir yaptırım uygulanmadı. Havzadaki en önemli kirletici grubu ise tekstil, deri, kimya, gıda ve metal sanayisi.
Tekirdağ’ın arıtma projesi bakanlık tarafından yürütülürken, Ergene’nin kirli atıkları kanal ve tünellerle Marmara Ereğlisi ve Tekirdağ’dan denizin 4.5 km açığına salınacak.
(Bu arada Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin de sınırlarındaki Marmara sahili için ayrı bir projesi olduğunu anımsatalım.)
Evet, Derin Deniz Deşarjı Yönetmeliği’ne göre ise bu derecede kirli olan atık denize verilemez, çünkü atık ortamdan daha kirli olamaz.


Kaynak: Yalçın Bayer / Hürriyet Gazetesi

 

İsmail Metin

İsmail Metin Hakkında

Thrakis ekibi ile doğa yürüyüşleri ve kamp organizasyonları yapan Metin, “Bireyin doğası değil doğanın bireyi olabilmek” felsefesine inanmaktadır. devamı