Vize Evrencik’ten Ege Denizi Görülebilir Mi?

Vize Evrencik’ten Ege Denizi Görülebilir Mi?

ÇED Yönetmeliği’nin 9. Maddesi gereğince halkı bilgilendirmek, görüş ve önerilerini almak amacıyla 21/04/2015 tarihinde saat 10:00 da, Evrencik Köyü kahvesinde yapılan toplantıya DAYKO adına katılım sağlayarak görüş ve önerilerimizi toplantıya katılan Muhtara ve köylülere aktardık.

Yetkililerin açıklama ve sunumundan sonra söz alarak, Evrencik RES için TEİAŞ tarafından yapılması planlanan İletim hattının Evrencik RES ÇED süreci sonuçlanmadan iletim hattının yapılmaması gerektiğini, özellikle belirttik.
Çünkü; 70 adet türbin ile başlayan Evrencik RES ÇED süreci 55 adede indirilmiştir.

Orman Bölge Müdürlüğü 15 adet RES in orman bütünlüğünü bozacağı gerekçesiyle uygun görmemiştir.
Kültür Varlıkları Koruma Kurulu ÇED Sahasında Tespit edilen kültür varlıkları olduğu, bu alanlara ait paftalarda herhangi bir işlem yapılmaması gerektiği ilgili firmaya bildirilmiştir.
DKMP ise Kuş göç yolunda olduğu için yapılması gerekenleri, kuşları tehdit eden türbinler konusunda yapılması gerekenleri ilgili firmaya bildirmiştir.
DAYKO Bilim Kurulu tarafından yapılan değerlendirmeleri de toplantıda yetkililere sözlü olarak aktardık, Ayrıca İlgili Bakanlık ile Orman Su İşleri Bakanlığına da yazılı olarak ileteceğiz.
Istrancaların ortasına yapılması planlanan RES ve İletim hattı hakkında, dile getirdiğimiz bazı konular aşağıdadır.

evrencik11-Ancak Evrencikte çok farklı bir durum ortaya çıkmıştır. 70 Adetle başlayıp, Orman Genel Müdürlüğünün “ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ BOZACAĞI “ gerekçesiyle 55 adede indirilen RES ler buraya ait değildir. Buraya ait olmayan bir proje için iletim hattı için süreç derhal durdurulmalıdır.
2-Evrencik RES Çed Raporu sayfa 276- 3.1. Doğal Peyzaj Envanteri
Kurulması planlanan Evrencik RES sahası kızılçam ve karaçam ormanlarıyla kaplıdır.Alanda dağlık ve tepelik yapı görülmektedir. Alanın en önemli görsel peyzaj ögesi Evrencik Dağı ve Ege Denizi‟nin görünümüdür. Orman bölge müdürlüğü yazısında ise Karaçam- Meşe- Gürgen olarak belirtilmiştir.
3-Burada EVRENCİK DAĞI nerededir..? Buradan EGE DENİZİ hangi noktadan ve hangi şartlarda görünmektedir.
4-EVRENCİK RES ÇED sayfa 295 “ilçede hayvancılık da önemli yer tutar. Beslenen koyun ve ineklerden sağlanan süt mandıralarda değerlendirilir. ilçe kıyısında küçük çapta balıkçılık yapılır.” Vize soğucak evrencikte kıyı balıkçılığı nerede yapılmaktadır..? Kastedilen Kıyıköy ise, Kıyıköy ayrıca belirtilmiş ve değerler verilmiştir. Sayfa 60 “Kıyıköy Kasabasında deniz balıkçılığı yapılmakta olup çeşitli boyutlarda 110 adet balıkçı teknesi mevcuttur. Deniz balıkçılığı üretim miktarı yılda 60,000 Kg.’dır. Bunun az miktarı bölgede çoğu ise İstanbul piyasasında tüketilmektedir.”
Bölge hakkında hazırlanan sosyo-ekonomik yapısı bölümüde Bölgeye ait veriler yanlıştır. Vize ve çevresine ait değildir. Burada ki köyleri %70 i, ilçe merkezinin ise %55 olduğu bilgisi vardır. Buraya ait olmayan bu bilgiler nereye aittir…? Burada yaşayanlara soralım. Size %7 bile ahşap yok diyecekler.
5- Trakya arısı koruma kapsamındadır. Sayfa 60- “ Bölgede Arıcılık: Vize genelinde 3.981 adet kovan mevcut olup bunların 2.886 sı sepet kovan, 1.095 adedi modern arı kovanıdır. Bunlardan elde edilen bal genellikle bölgede ve İstanbul piyasasında alıcı bulmaktadır.” Trakya arısı 30/06/2010 Tarih ve 29 sayılı olurları ile Tarım Bakanlığı tarafından mutlak korumaya alınmış olup, Yıldız dağlarının tamamına yakınında TRAKYA ARISI koruma kapsamındadır. Ancak Proje dosyasında Tarım bakanlığının koruma kararı ile ilgili yazı yoktur. Mevcut proje hayata geçtikten sonra Arı popülasyonunda ki azalma ve buna bağlı olarak, bölge halkının gelirinde yaşanan kaybın projeden kaynaklandığı bilimsel olarak ispat edildiğinde, olur ve onay verenler hakkında yasal sürecin başlatılacağını ihbar ve ihtar ediyoruz.
Sayfa 244 “RES sahası ve yakın çevresinde ulusal yasalarımızca ilan edilmiş korunan alanlar bulunmamaktadır.” Ancak Trakya arısı koruma alanı ıstrancaların tamamı ve Edirne ve Tekirdağın sınır olan bölgelerini de kapsamaktadır.
Amerika’da yapılan bir araştırma aşağıdadır. RES Çiftliklerinin çoğaldığı bölgelerde bal arısı popülasyonunda önemli kayıplar yaşandığı tespit edilmiştir.
Tarım İl Müdürlüğü ve Arıcılar birliği görüşleri Mutlaka alınmalıdır.
http://ufodigest.com/…/wind-farms-may-be-responsible-mass-h…
http://apisuk.com/…/2013/01/research-bees-and-wind-turbines/
http://scientificbeekeeping.com/sick-bees-part-18b-colony-…/
Çeviri: Başlık: “rüzgar çiftlikleri kitle bal arısı kayboluşundan sorumlu olabilir” [5]. “Amerika Birleşik Devletleri’nde rüzgar çiftlikleri sayısında ciddi artış, 2004 ve 2005 yılları arasında başladı ve bugün, ülkenin büyük bölümü kapsayacak şekilde mavi haritada görüldüğü gibi çiçek var” (Şekil 2; Yeşil telif hakkı kısıtlamaları nedeniyle benzer bir harita yerine vardı; Turuncu harita Dr Jerry Bromenshenk tarafından oluşturulan). “Dikkat edilmesi gereken ilginç olduğunu zaman dilimi köklü artar miktarının rüzgar çiftlikleri 2004 2005…Çünkü o da bildirilecek, bal arıları büyük kayıpların başladığı zaman tam olarak ne zaman bu zaman dilimi takip etmek yıllar ciddi artışlar ile 2005 yılında başlayan çok önem kazanmaktadır. .. .en büyük ölür için rüzgar çiftlikleri doğrudan bağlantı yapılabilir. ”

prof-dr-doc49fan-kantarci-1

Prof. Dr. Doğan Kantarcı

Prof. Dr. Doğan KANTARCI konuyla ilgili yürüttüğü bilimsel çalışmadan bir bölüm aşağıda gösterilmiştir.

6- 2009 yılında DKMP ve Çevre Orman Bakanlığınca AB projeleri kapsamında hazırlanan raporlarda YILDIZ DAĞLARI AVIFAUNASI RAPORU no 6- sayfa 35 te “Proje sahasında rüzgâr enerji santralleri kurulmasına ilişkin güncel ancak kesin olmayan durum bölgedeki kuş çeşitliliği ve göçmen kuşlar için potansiyel bir tehdit oluşturmaktadır. Rüzgâr santrallerinin, habitat kalitesini bozarak üreyen kuşlar üzerindeki olumsuz etkisi ve daha önemlisi doğrudan ölümlere yol açarak göçmen
kuşlar üzerindeki olumsuz etkisi, iyi bilinen bir gerçektir (Langston ve Pullan, 2003). Yıldız Dağları’nın tüm Palaearktik bölge için en önemli göç yollarından biri üzerinde yer aldığı göz önüne alındığında, bölgede kurulacak rüzgâr enerji santrallerinin Türkiye’nin ulusal sınırlarını aşarak bütün bölge kuş çeşitliliği üzerinde olumsuz sonuçlar doğurması olasıdır.” Denilmekte olup, Göçmen kuşlarda meydana gelecek kayıplar Uluslar arası sorunlar yaratacağı aşikardır.
Rapor 6, Sayfa 30 da ise En güncel IUCN Kırmızı Liste değerlendirmesine göre, Yıldız Dağları’nda bulunan üç kuş türü küresel olarak tehlike altında, diğer yedi kuş türü ise düşük de olsa risk altında olarak belirtilmiştir.
Üstelik bu raporlar UNESCO nun istediği formatta hazırlanmış sayfa , 30 UNESCO biyosfer rezerv alanı olarak önerilme aşamasına gelmiştir.
194-213.sayfada olduğu DOSYADAKİ bilgilerin doğruluğu kesin ve somut olmayıp tartışmalıdır. Yukarıda verdiğimiz bilgiler ve ÇED Yönetmeliği çerçevesinde Proje Tanıtım Dosyasının USUL VE YASAYA AÇIKÇA AYKIRI OLDUĞU GÖRÜLMEKTEDİR.
Bahse konu PTD bir çok çelişki olduğu açıkça ortadır. Kurulacağı yer konusunda bile doğru bilgiler içermeyen PTD,de Flora ve Fauna için endişeler daha da artmaktadır..
Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel EROĞLU, 25 Aralık 2014 te Edirne’de yapılan TRAKYA GELİŞİM PROJESİ (TRAGEP), toplantısında, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale’nin Trakya’da yer alan kısmını kapsayan Trakya Gelişim Projesi’nde (TRAGEP) gelinen son noktayı değerlendirdi. Prof. Dr. Veysel EROĞLU, bölgenin kalkınmasında anahtar olacak projeyle 10 milyar liralık yatırım yapılacağını söyledi.http://ergene.ormansu.gov.tr/ergene2/Files/TRAGEP.pdf Bakan, Bakanlıkça hazırlanan bu projenin 20. Sayfasında, Yıldız Dağları Biyosfer Rezervi Projesinin uygulanmakta olduğu belirtiliyor. Bu proje uygulanıyor ise Yıldız Dağları Biyosfer Projesi Rapor Serisi No. 6 , da “Rüzgar santralı kurulumundan kaçınılmalıdır “ diyor. Ancak Sayın Bakanın açıklamalarına rağmen, EVRENCİK RES ve 154 KV EVRENCİK RES TM- VİZE HAVZA TM projelerinde süreç nasıl devam edebiliyor.. Söylenenler, bilimsel raporlar ve Bakan EROĞLU’nun açıklamaları örtüşmüyor.
. …………..Çünkü FinalAvi Fauna raprunda “ Yıldız Dağları tüm Palaearktik bölgenin ana kuş darboğazlarından birinin üstünde yer alır. Bu nedenle, bölgede rüzgâr santralleri inşa edilmesi tüm biyocağrafya bölgesindeki avifaunayı çok ciddi olarak etkileyecek olumsuz sonuçlar doğurabilir. Yıldız Dağları’nın kuş göç yolları açısından stratejik konumu göz önüne alınarak bölgede rüzgâr santrali kurulumundan kaçınılmalıdır.” Denilmektedir.
ELEKTRİK ENERJİSİ İLETİM HATTI PROJESİ Sayfa 25 te, EİH güzergahı ve çevresinin fauna analizi için; “DEMİRSOY, A. ait “Türkiye Omurgalı Faunasının Sistematik ve Biyolojik Özelliklerinin Araştırılması ve Koruma Önlemlerinin Saptanması (Amifibiler, Sürüngenler, Memeliler)” Herptil Türkiye web sayfası(http://www.turkherptil.org/), Türkiye Anonim Memelileri web sayfası (http://www.tramem.org/memeliler/?fsx=@) kaynaklarından yararlanılacaktır. Söz konusu EİH güzergahı ve çevresinde bulunması muhtemel kuş türleri kısmı hazırlanırken ise “KİZİROĞLU, İ (2008): Türkiye Kuşları Kırmızı Listesi” ve Türkiye Anonim Kuşları web sayfası(http://www.trakus.org/kods_bird/uye/?fsx=@) kaynaklarından yararlanılacaktır. DENİLİYOR.
İLGİLİ BAKANLIKLARIN BURADAKİ TEMSİLCİLERİNİ UYARIYORUM.
Eğer Yıldız Dağları Biyosfer Rezervi Projesi dikkate alınmazsa, Konuyu her platformu kullanarak sayın Bakanımıza ulaşıp, Kendisinin de imzası olan Uluslar arası bir projenin neden uygulanmadığını soracağız. Ve bu konuyu Kamuoyu ile paylaşacağız.
7- ÇED Dosyası 41 Sayfa .. “c) 14/2/1983 tarihli ve 17959 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Dünya Kültür ve Tabiat Mirasının Korunması Sözleşmesi”nin 1. ve 2. Maddeleri gereğince Kültür Bakanlığı tarafından koruma altına alınan “Kültürel Miras” ve “Doğal Miras” statüsü verilen kültürel, tarihi ve doğal alanlar, içerisinde yer almamaktadır.” Denilmektedir. Ancak

evrencik2Edirne Kültür Varlıkları Koruma Bölge Müdürlüğünün 16-02-2013 tarih 36315 sayılı yazı ile de ÇŞB Bakalığına iletilen görüş yazısında “” KURULUMUZUN 17,10,2008 TARİH VE 2124 SAYILI KARARIYLA, SOĞUCAK KÖYÜNDE 1, DERECE ARKEOLOJİK SİT ALANI OLARAK YERLEŞİM YERİ BULUNMAKTADIR.. KORUMA YÜKSEK KURULUNUN 5,11,1999 GÜN VE 658 SAYILI KARARI GEREĞİ HER HANGİ BİR UYGULAMA YAPILMAMASI GEREKTİĞİ “ İLGİLİ BAKANLIĞA İLETİLMİŞTİR.

8- PROJE DOSYASI Sayfa 41- ç) Göller, akarsular, yeraltı suyu işletme sahaları, içerisinde yer almamaktadır.
Oysa ki Ergene Havzası 1/100,000 ve 1/25,000 ÇDP lerde yer altı su besleme alanı üzerindedir.
9- Dosya sayfa 41 – Ayrıca RES sahasında türbinlerin kurulacağı alanlarda kapalı baltalık orman olması nedeniyle, beslenmek ve dinlenmek amacıyla konaklama yapılabilecek uygun alanlar bulunmamaktadır. Bu durumda Göçmen türler açısından RES sahasının bir engel teşkil etmesi beklenmemektedir.

Ancak Örn. ABD Wisconsin’de RES kaynaklı açılan yollar, iletim hatları, binalar v.b. nedeniyle yırtıcı kuş populasyonu %47 azalmıştır. DKMP Genel Müdürlüğünün 24/10/2013 tarih ve 197637 sayılı yazısında Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün 24.10.2013 tarih ve 197637 sayılı yazısı ile T17, T18, T19, T20, T21, T22 nolu türbinlerin inşasına ilkbahar göç dönemi izleme çalışmaları sonrasında karar verileceğini belirtmektedir.
Dolayısıyla yatırım yapılmadan önce DKMP tarafından hazırlanması istenen, T.Ü Biyoloji bölüm Başkanlığınca hazırlanan Yıldız Dağları Biyoçeşitlilik envanteri değerlendirilmeden, telafisi mümkün olmayan sonuçların yaşanmaması için yatırım yapılmaması gerekmektedir.
10- Dosya sayfa 51 Bölge halkıyla yapılan görüşmelerde göçmen türlerden ak leyleklerin Bulgaristan üzerinden gelip, bir bölümü RES sahasının 4-5 km batısından geçerek zaman zaman konakladıkları, bir bölümünün ise Istranca Dağları üzerinden gelerek RES sahasının yaklaşık 8-10 km doğusundan İstanbul Boğazı istikametinde göç ettikleri ifade edilmiştir.
Ancak Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün 24.10.2013 tarih ve 197637 sayılı yazısı ve 17.07.2014 tarih ve 150562yazısında RES sahasının üzerinde olduğunu, koruma altında olan Bozdoğan ve Akkuyruklu kartalın kışlama alanı olduğu, Şah Kartal çakır ve atmacanın da yıl boyu görüldüğü belirtilmiştir. Yırtıcı kuşların yaşam alanı açık olduğu dikkate alındığında, ABD de yaşanan %47 lik kaybın burada yaşanması muhtemeldir. Ulusal sınırlarımızı aşan biyocoğrafyada yaşanacak olan habitat parçalanması uluslar arası sorunlar doğurması mevcut projeye olur ve onay verenler açısından da mağduriyet yaratacaktır.
Çünkü 150562 sayılı yazıda belirtildiği üzere 1 mart-30 mayıs ve 10 ağustos 15 kasım tarihleri arasında kısacası buraya kurulması planlanan türbinlerin 6 ay çalışmaması gerekiyor.
11- Sayfa 389 T2,T3,T4,T5,T6,T7,T8,T9,T10 nolu türbünler Kırklareli Orman İşletme Müdürlüğü Pınarhisar Orman İşletme Şefliği sorumluluk sahasında kalmaktadır. Bu 9 adet türbün ile ilgili Kırklareli Orman İşletme Müdürlüğü tarafından ayrıca değerlendirilmesi yapılmaktadır. Denilmektedir.
Değerlendirmeler sonuçlanana kadar, İletim hattı ÇED süreci durdurulmalıdır. Talep sahasının tamamı Ergene Havzasında kaldığından ilgili kurum görüşleri alınmış, ana kuş göç yolu üzerinde kaldığından Milli Park Genel Müdürlüğü tarafından verilen görüş yazısındaki şartlara ve Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümünce
hazırlanan Omitolojik-Ekolojik Değerlendirme Raporunda belirtilen hususlara uyulması gerekmektedir.
ANCAK BÖLGEDE YÜRÜTÜLEN BİYOSFER REZERV ALAN PROJESİ RAPORLARI İLE T.Ü. Fen Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanlığınca DKMP nin talebi üzerine hazırlanan Biyo çeşitlilik envanteri dikkate alınmamaktadır.
die walt12- Alman DİE WELT Gazetesinden Daniel WETZEL’in haberi RES konusunda tüm ülkelerin dikkatini çekmiş bir çok Avrupa ülkesinde yeniden değerlendirilmeye başlamış ve Rüzgar Enerji Santrallarından büyük oranda enerji temin eden Danimarka 2015 Mart ayında Karasal RES leri durdurma ve denize açılma kararı almıştır. Çünkü vizonların delirdiği, çıldırdığı ve yavrularını öldürdüğü tespit edildi. İnfrasound yani kulağın duyamadığı seslerin oluşturduğu sağlık sorunları araştırması sonuçlanıncaya kadar yatırımları askıya aldı. Almanyada ise yaklaşık 500 STK bu olay karşısında, harekete geçti. Ses emisyonlarının sağlık üzerinde ki etkilerinin araştırılması için çalışma başlatılması talebinde bulundular..

Ülkemizin her karış toprağı ormanları, tarihi kültürel mirası, madenleri, turizm bölgeleri hes termik santral nükleer santral vb yatırımlarla talan edilmekte doğal yaşam alanları tarım alanları su havzalarımız ve kültürel kimliğimiz bu yatırımların kıskacında ya yok edilmekte ya da kirletilmekte, unutturulmaya çalışmakta. İnsanın, hayvanın ve doğanın en temel ihtiyacı olan su ticari bir meta haline dönüşmektedir.
ÇED Olumlu veya ÇED Gerekli Değildir Kararı verilmeden önce keza İnşaat veya Faaliyet ruhsat ve izinleri verilmeden önce, Türkiye Cumhuriyeti devletinin imza koyduğu Anayasanın 90.maddesi gereğince tüm devlet kurumlarını bağlayıcı özelliği olan Uluslararası Çevre Sözleşmelerinin yanı sıra , Biyosfer Rezerv Alan raporları, Ergene Havzası Koruma Eylem Planı, Bölge Turizm Master Planı, Doğa Turizmi Master Planı ile Çevre Düzeni Planları bu yatırımın ortaya çıkaracağı olumsuz sonuçlar açısından ayrıntılı değerlendirilmeli ve bu yatırım projesine ilişkin tüm talepler reddedilmelidir.

Aksi takdirde verilecek her tür izin, karar, onay, ruhsat v.b. idari işlem yargıya taşınacak olup, yatırım projesinin hukuka aykırılığına dair mahkeme kararı tarafımızca elde edildiği takdirde bu hukuksuz işlemlere imza atmış tüm yetkililer hakkında cezai ve idari şikayetlerde bulunup, o ana kadar oluşan maddi ve manevi zararlarımızla ilgili tazminat davaları da açacağımızı bildiriyoruz.
Bölgede konuyla ilgili faaliyet gösteren kurum, kuruluş, muhtarlık, kooperatif, birlik, vakıf ve derneklerin görüşlerinin alınması gelecek açısından son derece önemlidir. Çevre mevzuatına göre proje değerlendirilmesinde “halkın katılımı” ilkesi esastır. Halkın istemediği hiçbir projeye hiçbir yatırıma halka ve doğaya ve de kamu yararına aykırı olarak izin ve onay verilemez.
Oysa ki 2872 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin (e) bendinde, çevre politikalarının oluşmasında katılım hakkının esas olduğu, Bakanlık ve yerel yönetimlerin, meslek odaları, birlikler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların çevre hakkını kullanacakları katılım ortamını yaratmakla yükümlü oldukları vurgulanmaktadır. Katılım hakkının kullanılması açısından önem taşıyan diğer bir hak da bilgi edinme hakkıdır. Bu nedenle, çevresel karar alma süreçlerinde katılım hakkını bilgi edinme hakkı ile bir arada değerlendirmek gerekmektedir.
“Bilgi Edinme ve Başvuru Hakkı” başlıklı 30uncu maddesinde de;
“ Madde 30- (Değişik madde ve başlığı: 5491 – 26.4.2006 / m.21) Çevreyi kirleten veya bozan bir faaliyetten zarar gören veya haberdar olan herkes ilgili mercilere başvurarak faaliyetle ilgili gerekli önlemlerin alınmasını veya faaliyetin durdurulmasını isteyebilir. Denilmektedir.

Sayın Müdürlüğünüz inceleme ve karar verme yetkililerine bir kez daha çağrıda bulunuyoruz. Proje bölgesinde yaşayan Yurttaşlar olarak Doğanın korunması ve Hukukun uygulanması için sonuna kadar kararlılıkla mücadele vereceğiz.
Istrancaların nadir ekosisteminin korunması ve yerelin sürdürülebilir kalkınması yönünde ve gelecek nesillere, yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğumuz gereği bu açıklamayı kamuoyu ile paylaşacağız.
001Trakya’nın tek Cittaslow kenti unvanına sahip Vize’nin varlığı ve ünvanı Uluslar arası platformlarda tartışılır hale gelecektir. Türkiye’de ki 9 sakin şehirden biri olan Vize Uluslar arası statüye sahiptir. Yeşil Vize olarak tanınan ve Avrupa’da sakin şehir olarak anılan Vizeye yapılacak yatırımlar bu açıdan da değerlendirilmek zorundadır.

Dünyanın karşı karşıya olduğu en önemli çevresel sorunlardan birinin atmosfere salınan sera gazı sonucu küresel ısınma ve iklim değişikliği olduğunun, bu çerçevede yenilenebilir enerji üretimini öneminin bilincindeyiz.
Kamuoyuna yanlış aktarılan “rüzgar enerji santrallerine karşı çıktılar” ifadesi gerçeği yansıtmamaktadır.
RES için yeri yanlış diyoruz. Istrancalara olmaz diyoruz. Neden mi..? Rezve deresinin karşısına bakın 1 tane yok.. Nede diye sorduğunuzda.. Burası STRANDJA diyorlar. Biyosfer rezerv alanı. Kuş Göç yolu diyorlar. Bu kadar net basit. Rezerv alanlarını kayıtsız şartsız korumak gerekiyor.


Kaynak: DAYKO/Göksal ÇİDEM

 

İsmail Metin

İsmail Metin Hakkında

Thrakis ekibi ile doğa yürüyüşleri ve kamp organizasyonları yapan Metin, “Bireyin doğası değil doğanın bireyi olabilmek” felsefesine inanmaktadır. devamı