THRAKİS ORTA AVRUPA VE BALKANLAR BİSİKLET TURU

THRAKİS ORTA AVRUPA VE BALKANLAR BİSİKLET TURU

Avusturya-Slovenya-Hırvatistan-Bosna-Karadağ- Sırbistan-Arnavutluk-Makedonya-Bulgaristan Bisiklet Turu Deneyimler ve Öneriler

16 günlük bisiklet turunun ilk dakikaları. Avusturya’nın Salzburg kenti içinden çıktık ve sıcak havada pedallamaya başladık. Onuncu dakikada kendime dedim ki ”Sait sen naaptın yaaa. Nasıl bir işe kalkıştın”. Hava sıcak, dalak şişti yol arkadaşım Kazım uzadı gidiyor…

Çevreci olmanın öncelikli maddelerindendir BİSİKLET. Doğadır, tutkudur, rüzgardır, özgürlüktür, maceradır… Nisan ayında edindik bisikletleri. Çocukluğumuzdan beri binmemiştik. Doğada yaptığımız yürüyüşleri farklılaştırmaktı amacımız…

Kafadaki ilk planlar Trakya’daki Istranca Ormanları’nı gezmek üzerineydi ama 2014 Temmuz ayında 16 günlük bir fırsat çıktı karşımıza hemen ucuz uçak bileti aramaya başladık. Avusturya/Salzburg kesemize ve bisiklete kullanmaya uygun bir yer gibi göründü ve bir çılgınlık yaptık. Sonrada rota çalışmaları başladı, rota üzerinde görülmesi gereken yerler, bu işi yapmış kişilerin deneyimleri bloglarından itina ile incelendi. Bisiklet masrafı kadar gerekli malzemelere de masraf yapınca artık hazırdık maceramıza.

IMG_3222Geçtiğimiz yerlerin güzelliklerini, neler hissettirdiğini ve karşılaştığımız zorlukları anlatmaktan çok bu gezinin bize öğrettiklerini paylaşmak istiyoruz bu ilk yazımızda sizlerle. Ama henüz şanını duymadıysanız Google görsellerden arayın şunları: Salzburg, Hallstatt, Bad Aussee, Kranjska Gora, Bled Gölü, Ljubljana, Zagreb, Split, Hvar, Dubrovnik, Kotor, Skoder, Struga, Ohrid ve yol üstü daha nice küçük kasabalar ve isimsiz yerler.

“Ziyaaaaa 16 günde bu kadar yer gezilir mi?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Şimdi geçelim madde madde tavsiyelere.

  • Kısıtlı zamanınız varsa ve ucuz uçak biletini Finlandiya’ya bulursanız -ulan nasıl olsa hallederiz- diye bir delikanlılıkla yola çıkmayın. Kuzey ülkelerinde ya da orta Avrupa’da bir tren seferi bile sizin uçak biletinizden pahalıya patlayabilir. Ya da delikanlılık yaptıysanız aynı delikanlılığı dönüş bileti satın alırken de yapın, yani Finlandiya’dan başlayan yolculuk ancak Polonya’da biter, bizimkisi gibi sadece 16 gün zamanın varsa.
  • Evet TREN bazen VAPUR dönüş günü geldiği yerde otobüs, uçak vs. Kendinizi rotanın tamamını bisikletle geçmeye şartlandırmayın. Biz gitmeden önce o kafadaydık ama daha önceden bu işleri yapmış biri dedi ki: Bazı yerde tren kullanın gereksiz yerlerde çok zaman kaybetmemiş olur daha fala yer görürsünüz. Bende aynısını size söylüyorum.
  • Rotanızı gün gün ve rahatlıkla geçebileceğiniz mesafeler olarak planlayın. (Bu ne kadar mümkün olur bilmem) Avrupa planlayan kişiler için söylüyorum güzel yerler (örn. Bled Gölü) ve şehirlerde geçireceğiniz zamanı iyi hesaplayın. Bizim gibi Zagreb’de 4, Dubrovnik’de 3 saat kalıp sonrasında pişman olmayın.
  • En iyi plan, plansızlıktan iyidir der ünlü düşünür; fakat henüz bir önceki kadar ünlü olmayan düşünür “iki tekerleğe güven olmaz” der. Alternatif planlarınız da olsun, dönüş yerinizi planlamayın. Birçok Avrupa ve Balkan ülkesinde otobüs seferleri var.
  • Günlük mesafelerin uzak olması o ülkedeki insanlarla iletişim kurmanızı ya da yol üzerindeki küçük kasabaların güzelliklerinizi görmenizi engelleyebilir. Yani sadece bisiklet doğada yol almış olursunuz. Bu tercih meselesidir tabi ama gönül isterdi ki biz daha fazla insanla muhatap olalım yol boyunca. Olmadı.IMG_3161
  • Rotanızı gitmeden belirleyeceksiniz ama oralara gittiğinizde işler değişecek buna hazırlıklı olun. Yerel kaynaklardan olabildiğince fazla bilgi toplamaya çalışın.
  • Rotanızda olabildiğince esnek olmaya çalışın. Yol kenarı muhteşem yerlerde ya da tazecik meyveler satan bir manavın yanında ya da bir elma ağacının altında molalarınızı verebilirsiniz.
  • Antrenmansızım deyip de böyle bir işe kalkışmayı ertelemeyin. En iyi antrenman maçın kendisidir. Dirençli bir kişiyseniz altından kalkarsınız. Zaten bacaklarınız dördüncü günden itibaren açılacak ve bir daha asla yorulmayacaksınız.
  • En önemli şeylerden biri de psikolojinizi sağlam tutun. Bizim gibi Alp Dağları’na ya da Akdeniz kıyılarına gidiyorsanız bitmeyen yokuşlar bacaklarınızdan çok zihninizi yoracak ve sizi vazgeçmeye zorlayacak. 2 saatte yırtınarak tırmandığınız yokuşu on dakikada inip yeni bir tırmanışa başlayacaksınız. Yılmayın.
  • Korkmuyor musunuz? Tehlikeli Değil mi? Sorularına yanıtınız net olsun. Avusturya ve Slovenya’da bisiklet kullanmak İstanbul’da kapınızın önüne çıkmaktan çok daha güvenli.
  • “ Abi bizde olsa kesin …. “ gibi ifadelerle o ülkeleri bizimle kıyaslama sendromuna kapılırsanız çok paniklemeyin. Bir haftaya falan geçiyor.
  • Gelelim bütçe meselesine. Planladığınız bütçenin iki katı ya da daha fazlasını harcamanız mümkün buna hazırlıklı olun. Kredi kartınız yanınızda olsun parayı düşünmeden keyfini çıkartmaya çalışın. Belki bir daha böyle bir şey için fırsatınız olmaz.
  • Gelişmiş ülkelerde öyle her istediğin yere çadır kurup konaklayamıyorsun. Adamlar 15-20 km de bir kamping alanları yapmışlar. Kişi başı 10-15 € arası konaklamak mümkün ama bu durum bütçenizi zorlayabilir. Bu bize sürpriz oldu biraz.
  • IMG_3272Doğada olduğun halde suya para harcamakta keyif kaçıran bir durum ama elden ne gelir. Bu adamlarda yol kenarı çeşme yaptırmak gibi hayrat kültürü pek yok. Su için küçük kasabalara girmek zaman kaybettiriyor. (zamanınız varsa muhteşem güzeller orası ayrı mesele)
  • Dinlenmek çok önemli. Uzun saatler bisiklet kullandıktan sonra gece iyi uyumanız gerekiyor ki ertesi gün aynı mesafeyi yapabilesiniz. Gece hayatı eğlencesi düşünüyorsanız ertesi günde aynı şehirde kalıp dinlenmeniz en doğrusu olur.
  • Rotada uçak kullanacaksanız bisikleti güvenli taşımak için hizmetler var (THY 30 €). Ama yinede o kadar özenli taşımıyorlar bilginiz olsun. Kırılan ya da kaybolan parçalar olabiliyor. Yanınıza alabileceklerinizi uçağın içine alın.
  • Gitmeden önce hava durumuna iyice bir bakın, gittikten sonra da. Yaz ortasında dağ başlarında, çadırda, bisikletten indiğin ilk anda, hadi şehirde biraz yürüyelim dediğinde burnunun ucu donabilir. Hafif ama sıcak tutacak kıyafetler bulundurmakta fayda var. Kıyafet bulundurundan kasıt, evinizi bisikletinizde taşıyın değil, ne kadar az o kadar iyi. Yol boyunca kıyafetleri yıkamanın türlü yöntemleri hakkında kafa yorabilirsiniz.
  • Bisiklette oluşabilecek basit sorunlara hazırlıklı olun, teker patlar, akort bozulur, zincir atar, kırılır. Yola çıkmadan önce bir oturup söküp, takın. Malum yol boyu her an tamirci bulamayacaksın.
  • Konaklayacağınız yeri gezi öncesinde düşünmeyin, düşündüğünüz yerde konaklayamayacaksınız nasıl olsa. Bir çok Balkan ülkesinde evinin bir iki odasını kiralayan yerliler var, hem de hostelden daha uygun fiyata. PS: ainrbnp, hostelworld, couchsurfing’den bahsetmiyorum, Ohrid’li bir teyzenin evi gibi.
  • Yazın, hatırlatıcı notlar alın. Hem rotayı hem yol boyunca yaşadığınız anıları. Bir kalem, herhangi küçük bir defter. Fotoğraflar çekinin, yazıları destekleyici; hafızaya katkı. Ama abartmayın, Çinli turist, ergen şair, yazar olmayın.
  • Yanınıza pahalı teknolojik aletler ya da fotoğraf makinesi almayın. Alıyorsanızda korumaya çok ama çok özen gösterin.
  • Milliyetçi davranıp tüm Avrupa’da döner aramayın. Sadece bisiklet milliyetçisi, yeşil milliyetçisi, çevre ve eğlenceli milliyetçisi olmanıza izin var.IMG_3317
  • Bir blog sayfanız falan olsun, tanıştığınız insanlar “eee nereden takip edeceğiz şimdi sizi” diye soracaklar.
  • Bir de döndükten sonra süregelen hayata alışması var, neden çalışıyorum, okuyorum, ömrümü yol boyunca geçtiğim köylerdeki insanlar gibi yaşasam söylemi… Buradan sonrası yazıyı da bisikleti de aşar, tavsiyeyi de. Bizden bu kadar.

Sait Çetin & Kazım Hasırcı

Turun fotoğraflarına erişim için: https://www.facebook.com/media/set/?set=a.978115918878889.1073741857.639224382768046&type=1

Bu konu ile ilgileniyorsanız ayrıca okuyabilirsiniz: http://thrakis.org/uzun-sureli-bisiklet-gazileri-icin-malzeme-listesi.html/

Sait Çetin

Sait Çetin Hakkında

Thrakis Doğal Yaşam ve Kampçılık kurucularından olan Sait Çetin 1986 Kuzey Trakya (günümüzde Bulgaristan’ın Şumnu ili) doğumlu bir Traktır. Eşi Nergis Bulgaristan’ın Asonovgrad Traklarındandır. Çocukluğunu sömestr dönemlerinde İstanbul’da taş binalar arasında, yazlarıysa Kuzey Trakya’da, köyünde geçirmiştir. Evden çok sokakta, doğada büyümüştür. devamı