Rumeli’nin Çocukları

Rumeli’nin Çocukları

Kabrimi kimse ziyaret etmesin Allah için,
Gelmesin reddeylerim billahi öz kardeşimi.
Gözlerim ebna-yi ademden o rütbe yıldı kim,
İstemem ben fatiha, tek çalmasınlar taşımı

Böyle buyurdu Kıtasında Namık Kemal, ”gelmeyin” dedi, ”reddeylerim” dedi ama biz dinlemedik…

 

Hava kırk derece, saat öğlene ya biraz var ya da biraz geçmiş, güneş en tepeye ya biraz yaklaşmış ya da birazdan yaklaşacak.

Ne gariptir ki aralık ayının en sert, en çetrefilli, en soğuk günlerinde Tekirdağ’da dünyaya gelen ‘Genç Osmanlıcılar’ dan Namık Kemal’in Bolayır’da ki mezarını haziran ayının en sıcak günlerinde ziyaret etmek nasip oldu.Nereden bilebilirdi ki ‘Mehmet Kemal’ olarak hayata adım attığı isminin daha sonra ‘Namık Kemal’ olacağını, nereden bilebilirdi ki Tekirdağ’da doğup Afyon’dan, Kars’a, Sofya’dan Midilli’ye, Kıbrıs’tan, Gelibolu’ya yurdun dört bir yanını gerek mecburiyetten gerekse vatana hizmet etme arzusundan dolayı dolaşacağını.

 

Tüm hayatı muhaliflik ile geçmiş, yazdığı yazıların yasaklanmasına, çıkardığı gazetelerin kapatılmasına rağmen dik duruşundan vaz geçmeyen Mehmet Kemal tüm baskılara rağmen kaleminin mevcut iktidardan daha kuvvetli olduğunu yıllar sonra kanıtlamıştı. Hepsi gitmişti, ama geriye ‘Vatan Yahut Silistre, İntibah, Cezmi ve Tahirib-i Harabat gibi nice eserler kalmıştı, yani onlar yasaklarıyla bu toprakları canından bezdirmişler soluğu da zamanında gavur dedikleri kimselerin koltuğu altında almışlardı.

 

Rumeli için unutulmayacak işlere imza atmış iki kıymetli şahsiyetin naaşı belki Rumeli topraklarında değildir ama, bilirler ki Rumeli çocukları daima onların izinden gelecek, eserlerini yaşatacak düşüncelerini muhafaza edecekledir

Rejim değişmişti onlar yoktu ama Namık Kemal her daim vardı ve var olacaktı.Öyle ki İstanbul dan uzaklaştırılması için gönderildiği yeri Gelibolu’yu bile güzelleştirmiş, su sorununu çözmüş, kuduz ile mücadele etmiş ve ‘Düşüncelerini yazmasın bizden uzak olsun’ denilerek gönderildiği yerde 2 güzel eser ile kendilerine cevap vermiştir.Orhan Gazi’nin oğlu Rumeli Fatihi Süleyman Paşa’nın yanına gömülmek istemesi kendisinin vasiyetidir. Rumeli için unutulmayacak işlere imza atmış iki kıymetli şahsiyetin naaşı belki Rumeli topraklarında değildir ama, bilirler ki Rumeli çocukları daima onların izinden gelecek, eserlerini yaşatacak düşüncelerini muhafaza edecekledir.

 

Şimdilerde, lalasının ve atının mezarı ile aynı türbeyi paylaşan ve Süleyman paşaya selam çakan, Mustafa Kemal denilince cesaretlenen Rumeli’nin çocukları ne Vatan’ı, ne içinde Silistre’nin de yer aldığı ata topraklarını, ne de Namık Kemali bir an olsun unutmayacaklardır.

 

 

Uğurcan Top

Uğurcan Top Hakkında

Trakyalı