Lüleburgaz’da Muhtarlar İsyanda!

Lüleburgaz’da Muhtarlar İsyanda!

Lüleburgaz’a bağlı Alacaoğlu ve Kayabeyli köy muhtarları, köylerinde bulunan hayvan çiftliklerinden bırakılan atıkların dereyi kirletip verimi azalttığı ve balık ölümlerine neden olduğu için şikayetçi oldular.

Alacaoğlu ve Kayabeyli köyleri sınırları içerisinde bulunan hayvan çiftliklerinden bırakılan atıklar nedeniyle yaşam haklarının kısıtlandığını iddia eden köy muhtarlarının şikayeti üzerine hayvan çiftliklerinin bir kısmında uzmanlarca inceleme yapılarak tutanak düzenlendi.

YAŞAM HAKKIMIZ ELİMİZDEN ALINIYOR

s1Lüleburgaz’a bağlı Alacaoğlu ve Kayabeyli sınırları içerisinde bulunan hayvan çiftliklerinin çevreye saldıkları pis atıklar sebebiyle köy halkı büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kaldığını belirten Köy muhtarları Ali Çalışkan ve İbrahim Savaşçı incelemeye ilişkin gazetemize şunları söylediler; “6 senedir Alacaoğlu ile Kayabeyli köyü sınırlarında faal durumda çalışan hayvancılık işletmeleri çevreye saldığı pis atıklar nedeniyle hepimizi  çileden çıkardı. Salınan atıklar tarlalara büyük ölçüde zarar verirken Alacaoğlu köyünde yaşanan balık ölümleri bardağı taşırdı. Biz de köylülerimiz adına İl Çevre’ye şikayette bulunduk.  Şikayetimizin ardından geçtiğimiz gün çiftlikleri denetlemek üzere gelen Jandarma ekipleri ve İl Çevre Sağlık ekipleri bu çiftliklerde denetim yaptı. Yapılan incelemelerde atıkların yol kenarlarına ve tarlalara akıtıldığı açık bir şekilde tespit edilirken tutulan raporların ardından nasıl bir sonuç çıkacağı merakla bekliyoruz. Sonuç ne olursa olsun bu işin peşini bırakmayacağız. Etrafımız ölü balıklarla dolu. tarlalarımızı sulayamıyoruz. Çocuklarımız tehdit altında ve tüm köyde ağır bir koku var. Yetkililerin bu soruna acilen bir çözüm bulmalarını istiyoruz.”

VERİM AZALDI, KOKU BUNALTTI

Kayabeyli muhtarı Ali Çalışkan ve Alacaoğlu muhtarı İbrahim Savaşçı bu çiftlikler nedeniyle köylülerins5 tarlalarını ekemez hale geldiği belirterek “ 5-6 senedir aynı şekilde saldıkları pis su ve atıklar tarlalarımıza, derelere akmaktadır. Bu nedenle tarlalarımız zarar görüyor. Çiftçi mağdur durumda. Bizlere gelerek şikayetlerini belirtiyorlar. Akan pis sular Alacaoğlu köyünün içinden geçen Kayacık deresinde balık ölümlerine yol açtı. Köyü bu atıklar nedeniyle pis bir koku sarmış durumda. Çocuklarımız derede ölen yüzlerce binlerce balığı bilinçsizce alıyor. Çocuklarımızın sağlığı tehlikededir. Küçük ve büyükbaş hayvanlarımız tavuğumuz köpeğimiz hepsi bu dereden su içmekte. Hayvanlarımız ölüm tehlikesiyle karşı karşıyadır. ” dediler

 ÖLEN HAYVANLARININ TARLALARIMIZA GÖMÜYORLAR

“Akan pis atıkların yanı sıra çiftliğin yanında bulunan köylüye ait olan tarlalara çiftlikte ölen hayvanları alel usul gömüyorlar” diyen muhtarlar açıklamalarına şöyle devam ettiler;”Gömülen hayvanları köpekler gün yüzüne çıkarmış durumda. Kemikler ve toprak dışında kalan hayvan ayakları gözükmektedir. Vatandaşın tarlaları bir nevi bu kişiler tarafından hayvan mezarlığına dönüştü. Anayasanın 56.maddesinde herkesin sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı olduğu yazıyor. Yaşanan bu olaylar neticesinde Kayabeyli ve Alacaoğlu halkının yaşam hakları ellerinden alınmakta ve geçimlerini sağladıkları çiftçilik ile hayvancılığı sağlıklı bir şekilde yapılamamaktadır. Biz geçici değil kalıcı bir çözüm istiyoruz.”

BU ŞİKAYET İLK DEĞİL

İnceleme yapılan şikayetlerinin ilk şikayet olmadığını daha önce de defalarca bu hususu sözlü ve yazılı olarak ilgili makamlara bildirdiklerini belirten muhtarlar şunları söylediler; ” Son zamanlarda artan olumsuzlardan önce birçok kez şikayet dilekçeleri yazdık. İlçe sağlık Müdürlüğüne ve Valiliğe dilekçe ile durumu bildirdik. Fakat bu güne kadar olumlu bir gelişme yaşanmadı. Ufak para cezaları aldıklarını duyduk. Fakat bu cezalar geçici bir çözüm. Biz sağlığımızdan oluyoruz, tarlalarımız verimsiz topraklar haline geliyor. Umarız bu sefer sorun tam anlamıyla halkın ve çevrenin lehine çözülür”


Kaynak: Görünüm Gazetesi / Tevfik İşçi

 

İsmail Metin

İsmail Metin Hakkında

Thrakis ekibi ile doğa yürüyüşleri ve kamp organizasyonları yapan Metin, “Bireyin doğası değil doğanın bireyi olabilmek” felsefesine inanmaktadır. devamı