KIRMIZI BİSİKLETLİ KIZ

KIRMIZI BİSİKLETLİ KIZ

Trakya Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği öğrencisi 26 yaşında genç bir kız.Bisikletine aşık. Bisikletinin rengi kırmızı. O yüzden ona “Kızıl Prens” diyor. Ayşegül Gökalp, dağ – bayır demiyor bisikletiyle geziyor. Bisiklet onun için artık spor değil yaşam biçimi olmuş. Gökalp’le Edirne Gündem Gazetesi’nden Nihal Özocak söyleşi gerçekleştirdi.

ayşegül3Kızıl Prens’in Ayşegül’ünü tanıyabilir miyiz?

26 yaşındayım. Balıkesir’in Doğanlar Köyü’nde doğdum ve lise yıllarına kadar çocukluğum köyde geçti. Köy yaşamı bana çok şey kattı. Doğa sevgisini, güçlü olmayı, doğa ile bütünleşmeyi hep köyde büyümeme borçluyum. Üniversitede turizm rehberliği okudum ama çok keyif almadım. Rehberlik mesleğinde program yapamıyorsun. Ne zaman, nerede olacağını bilemiyorsun. Bu nedenle şu anda ikinci üniversite olarak Trakya Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü’nde son sınıfta okuyorum. Ailem arkamda büyük bir destek, özellikle de annem. Onlar destek olmasaydı olmazdı, ya da bir şeyler eksik kalırdı. Kişilik olarak ona benzerim. Hep gülümser, insanları sever. Yaptığım şeye çok saygı duyar ve benle gurur duyar. Babam da öyle, bana sonsuz destek verir.

Kaç yıldır bisiklet sporu yapıyorsunuz, nasıl başladınız?

Beş yıldır bisiklet kullanıyorum. Beş yıl önce üniversite için geldiğimde hazırlıktaki öğretmenlerimden Bülent Karaşinik sayesinde tanıştım bisikletle ve o günden sonra hayatım bisiklet oldu. 2,5 yıldır da hafta sonlarımı Keşan’da geçiriyor; Keşan Doğa Çevre ve Kültür Derneği’nde (DOÇEK) turlara katılıyorum. DOÇEK benim yaşamımda çok önemli. Oradaki herkes beni kardeşi, kızı gibi sahipleniyor. Gerçekten çok güzel bir aileyiz biz. Yaşadıklarımızı, hissettiklerimi çok iyi anladığımız için çok güzel bir dostluk var orada.

doçek2 Keşan Doğa Çevre ve Kültür Derneği (DOÇEK) hakkında biraz bilgi verir misiniz?

Keşan’da 1993 yılında kurulmuş bir dernek DOÇEK. Hafta sonları, kentin gürültüsünden uzaklaşmak isteyen insanlara, gönüllülük esasında, doğa sporlarını tanıtıyor ve şu an başkanı Hakan Eşme. Doğa yürüyüşlerimiz var. Doğada geçirdiğimiz her andan müthiş zevk alıyoruz. Örneğin, yürüyüş sırasında molalarda kahve içmenin keyfi bambaşka. İnsanların bu tür doğa sporlarına çok ihtiyacı var. Hafta içi okul, iş stresini atmak motivasyonlarını artırıyor kesinlikle. Haftaya daha zinde, daha enerjik başlıyorlar.

ayşegül1

“Zoru Başarmayı Seviyorum”

Bisiklet sporu bir kız için zor bir spor değil mi?

Bisiklet sporu ciddi anlamda zor bir iş. Benim bu ulaşılması güç seviyeye gelmem, kişiliğimden, tempomdan ve azmimden kaynaklanıyor. Zoru başarmayı seviyorum. Hep en iyiyi yakalamaya çalışıyorum. Bisiklet sporu içinde farklı dallar var. Yol Bisikleti, Tur Bisikleti ve Dağ bisikleti gibi. Ben ağırlıklı olarak dağ bisikletini kullanıyorum. Genel anlamıyla söylersek Yol bisikleti daha hafif ve tekerlekleri daha ince. Dağ bisikleti daha ağır ve tekerlekleri daha kalın, tırmanmaya, arazi koşullarına uyumlu. Örneğin, Kaz Dağları’na, Ganos Dağları’na, Dumanlı Dağları”na patikaları, keçi yollarını ve hatta yer yer yol, iz olmayan noktaları kullanarak çıkıyoruz. DOÇEK dağ bisikleti sporunda zirvede şu an. Biz bunu tüm arkadaşlar el birliğiyle gerçekleştirdik. Ben katkım olduğu için de çok mutluyum. Kızıl Prens 11,5 kilo. Tabii ki o beni taşıyor ama öyle yerler ve anlar oluyor ki, ben onu taşıyorum. Özellikle zorlu tırmanışlarda, yokuşlarda. Bu da her kızın yapabileceği bir şey değil. O yüzden genellikle erkeklerin yaptığı bir spor MTB yani dağ bisikleti. Bazen çok kötü yollardan da gidiyoruz. Okul ve bisiklet tüm zamanımı alıyor. Bazı insanlar bana o kadar kötü şeyler ithaf ediyor ki; Bu söylediklerinin nedeni kız olmam. Ben yanımdaki arkadaşları erkek-kadın olarak değil, insan olarak görüyorum.

Keşan’da yapılan bisiklet festivali hakkında bilgi verir misiniz?

DOÇEK (Keşan Doğa Çevre ve Kültür Derneği) olarak Eylül ayının ilk hafta sonunda bir festival düzenleniyor. Adı ‘Keşan – Saros Körfezi Dağ Bisikleti Şenliği.’ Bu festivalin amacı; Keşan ve yöresinin sahip olduğu doğal güzellikleri yerinde görmek, bisikletin getirdiği coşku ile Korudağlar’ın yeşilini ve Saros Körfezi’nin mavisini birlikte kucaklayıp; bu eşsiz parkurlarda pedal çevirmek, yöremizin kültürel ve doğal çeşitliliğinin yüreklerimizde yaşamasını sağlamak, bölgemizi tanıtırken; onu korumanın gerekliliğini aktarabilmek olarak belirtiliyor. Festivale Türkiye’nin her yerinden katılım oluyor. Festivalde bir rota çiziyoruz. Rotanın başlangıcı Keşan. Keşan’dan Gökçetepe’ye gidiyoruz. Gökçetepe’de kampımızı kuruyoruz. Kampta yaklaşık olarak 250 kişi oluyor. Sürekli bisikletle gidiyoruz. Festivalde belde giriş çıkışları dışında asfalt zemin kullanılmıyor, toprak zeminde bisiklet sürüyoruz.

“Pedala Bastığım An Uçuyorum”

Kızıl Prens’le ilgili neler söylemek istersiniz? Kızıl Prens ile ilgili yazılar yazdığınızdan bahsetmiştiniz. Nerede yayınlanıyor yazılarınız?ayşegül2

Bisikletimin adı ‘Kızıl Prens’. Tur esnasında neyi yaşıyorsam, ne hissediyorsam onu herkesle paylaşmak için yazıyorum. Benim yaşadıklarımı da hissetsinler, yaşasınlar istiyorum. Hissetmediğim bir şeyi yazmıyorum. Bisiklet Life diye bir internet dergisi var. Orada Kızıl Prens’le ilgili yazılarım yayınlanıyor ve ilgi görüyor. Kızıl Prens’i üç yıl önce İstanbul’dan aldım. Kendim gidemedim, gönderdiler. Önceden çok araştırdım. Özellikle kırmızı olması konusunda ısrarcı oldum. Kızıl prens bende bir tutku. Ben bisikletimle ilgili duygularımı tarif edemiyorum aslında. Ben ona dokunuyorum. O benim bir parçam gibi. Bazen yere düşüyor, içim gidiyor. Çok değişik bir duygu. Bunu kimse anlayamaz. Bisiklete bindiğim an bambaşka bir dünyadayım. Pedallara bastığım an uçuyorum adeta. Hatta pedalı çevirmiyorum uçup gidiyorum.

Herkes gibi ben de farklı bir kişiliğe sahibim. Bisiklete bindiğim anda çok ayrı bir dünyaya açılıyorum. Geçen hafta Çanakkale Şehitleri Haftası’nda DOÇEK ile Çanakkale’ye gittik. Bu etkinlikte tanıdığım ya da ilk kez tanıştığım birçok bisikletçi arkadaş oldu ve birçoğu yazılarımı ilgiyle okuduğunu söyledi, ben de tabii ki gurur duydum ve yazılarım hedefe ulaştığı için çok mutlu oldum. Demek ki bir şeyleri doğru yapıyorum.

Öğrendiklerinizi paylaşıyor musunuz?

Tabiî ki, paylaşım olmadan bilgi çoğalmaz, diye düşünüyorum. Çevremdeki herkesi bisiklet kullanmaya motive etmek için, yazılar ve fotoğraflar kullanmaya çalışıyorum ayrıca bu bahar Keşan’da DOÇEK kadın gurubuyla sürüş çalışmaları yapacağız. Herkesin katılımına açık. Kullanamayanlara da öğreteceğiz. İnsanlara bisiklet ve doğa sevgisi aşılamak bu işin özü.

ayşegül4

“Sponsor Bulursam Bisikletle Dünya Turuna Çıkmayı Planlıyorum”

Sigara, alkol kullanıyor musunuz?

Sigara ve alkol kullanmıyorum. Hiç özenmedim, merak da etmedim. Ben öğretmen olacağım ve öğretmenin de örnek olması gerektiğine inanıyorum.

Öğretmenlik mi bisiklet mi?

Hayatımı idame etmek için aslında bu işten para kazanmak istiyorum. Ama İngilizce öğretmenliği yapacağım sanırım. Bu sporun maddi olarak kazancı yok. Burada esas olan gönüllülük. Birçok yerde olduğu gibi bisiklette de gönüllülük şart bence. Çok yarış teklifleri geldi ama yarışlara katılmıyorum. Yarışlardaki rekabet duygusuna pek ısındığımı söyleyemem. Bu sporu yapmaya başladıktan sonra kendimi daha çok geliştirdim. Bisiklet süren doktor da var, avukat var, her meslek grubundan insanlar var. Bisiklet sporu çok seviliyor ve çok revaçta. Son olarak eklemek istiyorum; Sponsor bulabilirsem 5-6 yıllık bir dünya turuna çıkmak istiyorum ve ömrüm oldukça bisikletten, özellikle de Kızıl Prens’ten ayrı kalmak istemiyorum.


Kaynak: Edirne Gündem Gazetesi/Nihal Özocak

Fotoğraflar: Ayşegül Gökalp

 

İsmail Metin

İsmail Metin Hakkında

Thrakis ekibi ile doğa yürüyüşleri ve kamp organizasyonları yapan Metin, “Bireyin doğası değil doğanın bireyi olabilmek” felsefesine inanmaktadır. devamı