Yerelleşme ve Katılımcı Kararalma

Ağızlarda Bir Sakız: YERELLEŞME ve KATILIMCI KARARALMA

Yerelleşme Görsel

Trakya’da eski bir belediye başkanı bir açık hava toplantısında şöyle bir cümle kurmuştu, “Ankara’da önlerindeki haritalara bakarak bu madenlere ruhsat verenler, oturdukları yerde bizim yaşam alanlarımızı katlediyorlar.”

Devletin merkezi yönetim sistemine sıkı sıkıya bağlı olması ve merkezden verilen kararların yerel ihtiyaçlar, yaşam tarzı, çevre koşulları vs gibi konularla örtüşmemesi Türkiye’nin farklı coğrafyalarında olduğu gibi Trakya’da da ciddi sorunlara yol açıyor. Bu sebeple belirli bir bölge için alınacak kararların yerel düzeyde ve tüm paydaşların katılımıyla alınması olarak tanımlayabileceğimiz “yerelleşme” VE “katılımcılık” kavramlarını destekliyoruz.

Aslında hep söylenen fakat çeşitli politik sebepler ve modası geçmiş korkular sebebiyle bu yönde ciddi siyasi irade gösterilemeyen bir konu bu, insanların kendi yaşadıkları yerlerle ilgili kararlar verirken katılımcı olamamaları konusu. Merkezde alınan kararlar, yerelin ihtiyaç ve öncelikleri göz ardı edilerek, yok sayılarak, orada hiç kimse yaşamıyormuş ve orası dümdüz bir alanmış gibi karar verilmesi yerel halk için yaşama hakları ellerinden alan boyutlarda sıkıntılar doğururken, kararları verenler ya da bu kişilere yakın olanlar tarafından birer ranta dönüşüyor.

Çözüm var mı?

İşte burada sihirli kavramlar ortaya çıkıyor.

Yerelleşme ve Katılım…

Bu kelime ve kavramlarla ilgili o kadar çok nutuklar atılabilir altı doldurulabilir ki. Fakat kısaca bir açıklama getirecek olursak, “Karar veren, hizmet dağıtan büyük ölçekli merkezi sistemlerin yerlerini daha yatay sistemlere bırakması ve yerel halkın bu sürecin içinde yer alması” durumu olarak açıklayabiliriz.

Dünyada yerel katılıma ve yerel bakış açılarına bir yöneliş varken ülkemizde yerelleşme nasıl sağlanabilir?

Çok uzağa gitmeden geçmişimize biraz bakarsak, 80’li yıllarda Fatsa deneyimini ve Terzi Fikri örneğini görürüz. Bugünkü kent konseyi yapısının asıl doğuş noktasıdır bu. Bu model Fatsa’da bağımsız aday olarak seçilen bir belediye başkanının oluşturduğu mahalle komiteleri ile kararları halkla birlikte aldığı bir yapıyı oluşturmuştu.

Dünyanın öbür ucunda da Brezilya’da Porto Allegre’de de halkın bütçe oluşmasında söz sahibi olduğu ve bütçenin hangi projelere harcanacağına karar verebildiği bir model mevcut.
Biri ülkemizden diğeri Amerika kıtasından dünyaya katılım ve yerelleşme adına iki örnek model oluşturuyor.

Tekrar girişte söylediğimize gelirsek ana odak nokta yerelde yaşayan insanların kendilerini ilgilendiren kararları kendileri vermesi. Bir nevi ilkokulda öğrendiğimiz “cumhuriyet, halkın kendini yönetmesi” tanımının uygulamaya geçmiş hali.